Menü
Röportaj : Ömür Gedik: "Düetlere devam edeceğim..."
01 Ekim 2011 Cumartesi - 18:01 GMT
Ömür Gedik

HAÇİKO yararına piyasaya çıkardığı "Hop Dedik Orda Kal" isimli maxi single çalışması, başarılı düetleri ve klipleriyle müzikal anlamda da adından söz ettiren Ömür Gedik, yazarımız Mine Ayman'ın sorularını yanıtladı: "Bence gerek maddi anlamda gerekse de hayvan haklarına olabildiğince fazla yerde dikkat çekmek konusunda albüm amacına ulaştı. Şu anda albüm gelirlerinden elde edilen parayla 3 yıl boyunca barınak ve ormanlardaki yardıma muhtaç hayvanlara mama ve ilaç yardımı yapılmasını garantiledik."

Müzikle uğraşmaya ne zaman başladınız ve albüm yapma kararını ilk olarak ne zaman aldınız?

Çocukluğumdan beri müzikle iç içeyim. Piyano çalarım. Çok sesli rock müzik yapan Mavi Topluluk, İstanbul Avrupa korosu, Ladies and Gentlemen'ın da aralarında olduğu pek çok koroda korist olarak yer aldım ve konserlere çıktım. Boğaziçi Üniversitesi yıllarında ise bir rock grubunun solistiydim. "Hop Dedik Orda Kal" adlı albümle sadece yakın çevremin bildiği bu özelliğim daha da ön plana çıktı. Albüm yapma kararım popüler bir iş yaparak bunun üzerinden hayvan haklarına dikkat çekme isteğimin sonucu olarak ortaya çıktı. Albümün geliri de barınak ve ormanlardaki hayvanlara mama ve ilaç olarak aktarılıyor.

Ömür Gedik

Albüm yapmaya karar verdiğinizde sizi en çok destekleyenler kimler oldu?

Bana en büyük desteği tabii ki öncelikle albümün çıktığı firma olan DMC, Samsun Demir ve Özden Bora verdi. Albümün her aşamasında yanımdaydılar. Ferhat Göçer'in manevi desteği, her an yanımda olması da önemliydi tabii.

Albümünüzü hayvanlara yardım etmek ve onlara ek bir gelir sağlamak için yaptınız, peki proje amacına ulaştı mı sizce?

Bence gerek maddi anlamda gerekse de hayvan haklarına olabildiğince fazla yerde dikkat çekmek konusunda albüm amacına ulaştı. Şu anda albüm gelirlerinden elde edilen parayla 3 yıl boyunca barınak ve ormanlardaki yardıma muhtaç hayvanlara mama ve ilaç yardımı yapılmasını garantiledik. HAÇİKO arabası İstanbul'da hayvanlara yardım için dolaşıyor. Bütçemiz yettiğince sokak hayvanlarının tedavisini de üstleniyoruz. Albüm sonrasında Filli Boya ile tüm barınakları boyadık, daha temiz hale gelmesini sağladık. Yakın bir zamanda da Migros ile bir kampanyaya başlıyoruz. Bunların hepsi bu albüm sayesinde oldu.

Bundan sonra bu projeyi sürdürmeyi ve albüm çıkarmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Kesinlikle devam etmek istiyorum. Albüm tanıtımı için davet edildiğim her yerde hayvan haklarıyla ilgili mesaj verme imkanı buluyorum. Ayrıca şarkı söylemeyi de çok seviyorum. Hayvan ve müzik sevgim birleşti, bu hayatımın amacı oldu. Müzikten kazanacağım tüm parayı ömrümün sonuna kadar hayvanlar için harcayacağım.

Albümünüzü hazırlarken tarzından etkilendiğiniz isimler oldu mu? Beğendiğiniz ve takip ettiğiniz yerli ve yabancı sanatçılar kimler?

Teoman'ın bendeki yeri herkesten farklıdır. En çok ondan etkilendiğimi söyleyebilirim. Yabancılar denince biraz eskilerden de olsa The Doors, The Who ve Led Zeppelin vazgeçilmezlerimdir.

İlk klip "Portakal Orda Kal" adlı Sezen Aksu şarkısına çekildi ve bu şarkıda size Teoman eşlik etti, çok kısa bir süre önce müziği bırakma kararı alan Teoman'ı bu projede olması için nasıl ikna ettiniz?

Teoman'la birlikteliğimiz üniversite yıllarına kadar uzanıyor. Aynı koroda söyledik. Bir ara Teoman'ın solisti olduğu Mirage adlı grupta vokal yaptım. Kendisine bu teklifle gittiğimde beni kırmadı.

Teoman'ın müziği bırakmasını nasıl yorumluyorsunuz ve sizce geri dönecek mi?

Müziği bırakması herkes gibi beni de çok üzdü. Ama önemli olan onun kendini nasıl hissettiği. Şu anda mutlu ve huzurlu olduğunu biliyorum. Önemli olan da bu. Olur da geri dönmek isterse bizler buradayız zaten.

İkinci klip, bir Fikret Kızılok şarkısı olan ve Burak Kut'la düet yaptığınız "Aşk Var Ya" adlı şarkıya çekildi, Fikret Kızılok'un son şarkısını yorumlamak nasıl bir duygu?

Kesinlikle ekstra bir sorumluluk getiriyor. Ve tabii büyük bir gurur benim için. Umarım ona ve şarkısına layık olabilmişimdir.

Son dönemin dikkat çeken isimlerden olan Halil Sezai ile "Paramparça" adlı şarkıda düet yaptınız, bu şarkınız da özellikle internet dünyasında çok dikkat çekiyor, bu şarkı da kliplenecek mi?

"Paramparça" benim albümde en sevdiğim şarkı. İlk dinlediğim andan itibaren beni kendine aşık etmeyi başaran ender şarkılardan. Halil Sezai, daha albümü bile çıkmadan, internetteki şarkılarıyla konser salonlarını hıncahınç dolduran özel bir sanatçı. Bu şarkıya klip gelecek. Parçanın kendisi kadar özel bir klip olmasını istiyorum.

Düet yaptığınız isimler arasında, şarkı söylerken en rahat ettiğiniz isim kim oldu? Bundan sonra düetlere devam edecek misiniz?

Hepsi birbirinden özel ve farklıydı. Okuma koçluğumu Cihan Okan yaptı. Ama okuma sırasında bana en fazla yardımcı olan Burak Kut oldu. Stüdyoda şarkıyı defalarca birlikte söyledik. Nerelerde ne yapmam gerektiğini anlattı. Bundan sonra da düetlere devam edeceğim. Çünkü albümün ses ve gelir getirmesi için yanımda önemli isimlerin varlığı çok önemli.

Ferhat Göçer'le ilişkiniz çok güzel bir şekilde devam ediyor, albüm yaparken Ferhat Göçer sizi destekledi mi ve şarkı söylemenizi nasıl değerlendiriyor?

Tabii ki destekledi. Albüm kayıtlarında sürekli yanımdaydı. Şarkı söylememi iyi buluyor, özellikle de müzik kulağıma güvendiğini söylüyor.

Eurovision şarkı yarışması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu sene bu yarışmaya kim katılmalı?

Çocukluk yıllarımın vazgeçilmeziydi ama yıllar içinde en azından bendeki değerini yitirdi diyebilirim. Kim bilmiyorum ama gençlerden birileri katılsa sanki daha uygun olur.

Yakın zamanda sahne performansınız olacak mı?

İlk olarak İzmir Ooze Venue'de Halil Sezai'nin sahnesine konuk oldum. 3 bin kişilik bir kalabalığa Paramparça'yı söyledik. Daha sonra Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda Ferhat Göçer ve Sunay Akın'la birlikte sahneye çıktım. Yakın bir zamanda Cem Kılıç'la bir sahnemiz olacak. Sonrasında da Hayal Kahvesi'nde bir programa başlıyorum. Sahne performanslarımın geliri de yine HAÇİKO derneği üzerinden hayvanların daha iyi şartlarda yaşamaları için yapılacak çalışmalara aktarılacak.

Gazetedeki köşeniz, albümünüz ve sinema programınız dışında yakında başka bir projede yer alacak mısınız?

Yine hayvan haklarıyla ilgili bir proje var. Tolga Öztorun'un yöneteceği bir kısa filmde diğer hayvan sever dostlarla birlikte rol alacağım. Film, eve alındıktan sonra sokağa atılan hayvanların çektiği acıyı anlatacak. Ana cümlesi şöyle: Terk edilmek her canlıya aynı acıyı verir...