Okan Bayülgen “Viski ve Lazanya”

Teoman’ın şarkılarından oluşan proje albümü “Teoman Şarkıları”, farklı yorumcularla zenginleşmeye devam ediyor. Projenin yeni durağında ise sahne dili ve anlatımıyla her zaman fark yaratan Okan Bayülgen yer alıyor.

İki yaralı ruhun tanıştıkları geceyi anlatan “Viski ve Lazanya”, Fransız chansonlarının esintisiyle, bu esintiye Türkiye’de en çok uyacak isim olan Okan Bayülgen tarafından Erik Satie müziği üzerine, teatral bir anlayışla dinleyiciye sunuluyor.

Söz ve müziği Teoman’a ait olan “Viski ve Lazanya”, bu yorumda klasik bir şarkı formunun ötesine geçerek adeta sahneye taşınan bir anlatıya dönüşüyor. Erik Satie esintili müzikal yaklaşım, Bayülgen’in teatral yorumu ile birleşerek dinleyiciye alışılmışın dışında bir deneyim sunuyor.

“Teoman Şarkıları” projesi kapsamında her hafta yayınlanan single çalışmaları, sanatçıların özgün yorumlarıyla Teoman repertuvarını yeniden keşfetme imkânı sağlarken; “Viski ve Lazanya” bu seçkide farklı diliyle öne çıkan özel bir kayıt olarak yerini alıyor.

Okan Bayülgen yorumuyla “Viski ve Lazanya” Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital platformlarda sizlerle!

Okan Bayülgen – Viski ve Lazanya

katlanmak için hayata ve yaşadığımız çağa,
hezeyanlı şarkılar dinlerim ben demişti
onları dinlemiştik
otelin 32. katının balkonundan aşağı bakmıştık,
intiharı romantize etmiştik
tanıştığımıza sevindim demişti
tipim diilsin aslında ama kibar birisin
o hoşuma gitti
minibarı bitirdik
bi sürü sigara içtik,
devreye girmiş yangın alarmı
adamın biri geldi
dedik neyse cezası yarın öderiz
kız hadi gel dedi
oda servisini suistimal edelim biraz da
tamam dedim
gece 3’te viski ile lazanya söyledik
içtik, yedik beğenmedi
dedi ki, parmesanı az, fesleğeni fazla bunun
böyle devam edelim ama sevişmeyelim dedi
olur dedim, benim için farketmez
bir sürü hayalim vardı dedi, ama bende iş yok
belki olurlardı, belki de olmazlardı ama
böyle de hiç olmaz diye düşünmezdim
gençtim ve düşüp duruyordum aşk tuzağına
sadakatimi satıyordum bazen, alan yoktu
vurmasaydım kendimi erkeklere
ya da, bir gün alışverişe, bir gün grup sekse, belki gerçek
olurdu o zaman
o zaman zaten olmasaydı da olurdu

çenem açıldı
benim de dedim delikler olmasaydı ruhumda
anlardım belki
O zaman
insanlar neye , ne der
ne düşünür
neyi sever
bilmezdim belki ama
neyin var değeri
bilirdim.

seyretmeseydim
bu kadar yakından
her şeyi, Kendimi
O zaman anlardım belki.

kanın pompalanmasını,
damarlarını, kapakçıkları,
hissederdim

şeytan doldurmasaydı içimi
kullanışsız bir et parçasından hallice
olurdum o zaman
belki
belki ürperirdim
bir yağmurun sabahına
dudaklarım buruşurdu

ait olurdum bir yere,
bir parça olurdu elimde hayattan
bir şeyi severdim belki

ama atışını bile duymuyor kalbimin kendisi
ve bir bakıyorum dere taşmış

eğer her şey farklı olsaydı
yemek değil, gölge arayan bi köpek
olurdum
en azından böyle “hiç olmaz” diye düşünmezdim

o zaman kırmızı reçeteler,
hastane koğuşları da olmazdı belki
şimdi vardığım yerde sefalet var
anlıyorum, hayat başka yerde
sus dedi, amma konuştun, kararttın içimi
seviş benimle dedi

duş alışının seslerine uyandım
çıktı .. kahve içelim mi dedim,
boş ver dedi, gitti

biriki kere rastladım ona orda burda
dedim bende kalmış, kolyen küpen filan
arasıra bak onlara, dedi, belki hatırlarsın beni
hatırlıyorum onu bazen
viski ve lazanya
parmesanı az, fesleğeni fazla…

Söz: Teoman
Müzik: Erik Satie